FELSEFİ YAKLAŞIMLAR
KLASİK TEPKİ: "Sıraya geç kardeşim"
NEOKLASİK TEPKİ: "Şeker kardeşim sıraya geçiver"
REALİST TEPKİ: "Sıra var"
SURREALİST TEPKİ: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
ROMANTİK TEPKİ: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz"
NATURALİST TEPKİ: "Sırana geç"
MODERN TEPKİ: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da"
POST-MODERN: "Sırana geç lan ayı!"
UZLASIMCI: "Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi"
DEVRİMCİ: "Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek"
KADERCİ: "iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür"
FELSEFECİ (septik-kuşkucu): "Ön ve arka kavramları gorecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, >aslında arkaya geçmiş olabilir"
KANT'CI: "Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur"
KOTÜMSER VAROLUŞCU: "Herkes bir gun ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek"
İYİMSER VAROLUŞCU: "Sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor"
HUMANİST: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz
Elbet Birgün Buluşacağız
ÖZLEDİKLERİM VE KEYİFLERİM
Tiryakinin Sigara Bırakma Günlüğü
Tiryakinin Sigara Bırakma Günlüğü
Sevgili günlük, Bu sabah Hürriyet´in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu
etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup
sigarayı bırakmaya karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vücuduma
etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha
rahat hissedeceğim. Şimdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve
sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.
Sekizinci Saat
Sevgili günlük,
Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. İnanır
mısın, bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de
anormallik hissetmemiştim,ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde. Coşkumu paylaşmak için Teoman´ı
aradım, sigarayı bırakmama "geçici Ubeyd Korbey sendromu" adını taktı. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz
saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu".
Bunu söyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir
uyuyormuş. Y.vşak işte, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten,
demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere
normalleşiyor. E peki, tansiyon ve nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne
bu işten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teoman itinden ne farkım kalır? Onun
tansiyonu da normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....
Onuncu Saat
Sevgili günlük,
Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum. Hiç de değilmiş. Az önce yemek yedim,
iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara
içmeyeceğim.
On Birinci Saat
Acaba azaltarak mı bıraksam? Sadece yemeklerden sonra içsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım.
Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım, oyalanırım.
On Üçüncü Saat
İki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu çekirdeğe elini
sürünce bırakamıyorsun."
On Dördüncü Saat
Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme isteği uyandı. Çöpe attığım
sigara paketini ararken telefon çaldı, Teomanmış. "Sağlığında yeni düzelmeler var mı?" diye sorup
kahkaha attı .Vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde başarısız olmamı bekliyor demekki. Bu beni
sinirlendirmekten çok kamçıladı. Ulan Teoman, görüşürüz bakalım. İlk işim sigara paketinin olduğu
çöp torbasını evden atmak
On Yedinci Saat
Sevgili günlük,
Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı götürmüş.
Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve
sinirli biri olup Hüseyin´e benzemeyeyim sakın?
Yirmi Dördüncü Saat
Sevgili günlük,
Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil
ha, ne dersin? Teoman´ı aradım az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin
azalmasından sözettim, güldü. Gül bakalım Teoman efendi, gül... Gidip kabak çekirdeği alayım.
İkinci Gün
Sevgili günlük,
Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan
okusaydım keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na
ayırmış. Allahım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? Ulan yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun?
Bundansonra o dükkanın önünden geçemem.
Üçüncü Gün
Sevgili günlük,
Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden
itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da güzeli, sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim, kızın
yanında arıza yapmasam bari...
Dördüncü Gün
Sevgili günlük,
Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey
iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı
çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş. Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki
lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum
ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım. Bir yandan da
musakkayı yemeye çalışıyorum. Kız kaçmaya başladı, ben de peşinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan
köpükler çıktığını farkedince durakladım. Elimdeki tabağı çöpe atıp eve döndüm. Sevgilimin
telesekreterine not bıraktım, umarım arar.
Beşinci Gün
Sevgili günlük,
Bu sabah İstikbal´den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden
sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım. Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim?
Sabah dediysen sabah getir. Adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup
kaçtılar. İstikbal´i arayıp siparişi iptal ettim, Seray´ı var Mobella´sı var canım, banane yani...
Altıncı Gün
Sevgili günlük,
Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı. zaten ona moralim bozuk,
bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur sigara içmesin mi? Dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya
çalışarak içime çekmeye çalıştım. Ulan özlemişim be...
Yedinci Gün
Sevgili günlük,
Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. Gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye
başladım. Discovery Channel´da Timsah Avcısı diye bir lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline
bir yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş.Ya
arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic´I açıyorum, zürafalar var, daha iyi. Ama
zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya
karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmışlar. Çal-ka-la-mı-yo-rum. Mecbur
muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. Para almasını biliyorsunuz eşşoğlueşşekler sizi be! Akşam
arkadaşlarla bira içmeye gittik. Bu insanlar ne kadar anlayışsız var ya günlük, aklın oynar.Ulan zaten
sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış, hala üzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise çıktı,
dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığındanberi kilo aldın lan koca g.t"
deyince dayanamayıp kafa attım Teoman´a. Yapmasam iyiydi.
Sekizinci Gün
Sevgili günlük,
Teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi. Çok umurumdaydı lavuk. Gereken cevabı
verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden
bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok
yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.
Dokuzuncu Gün
Sevgili günlük,
Sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi farkettim. Oysa sen bu dünyada beni anlayan tek
varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu biliyormusun, sevgilim beni terketti. Alçak kadın,
manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak çekirdeğinin b.kunu çıkardım, her tarafımda
sivilce çıktı.
Onuncu Gün
Sevgili günlük,
İki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden sözetmiştim. Ben iki yöntemi birleştirip
hem marka değiştirdim hem de azalttım. Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum. O kadar
zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırısın.
On Birinci Gün
Sevgili günlük,
Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. Ha üç, ha beş. Eskiden günde bir paket içiyordum,
şimdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...
On İkinci Gün
Sevgili günlük,
Bugün gazetede Amerika´da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. Habere göre günde 10 taneye
kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş. Üstelik sigaranın markasını değiştirmekten falan da
bahsedilmiyordu. Madem öyle günde 10 tane Camel içebilirim.
On Üçüncü Gün
Sevgili günlük,
Sevgilimi ve Teoman´ı arayıp özür diledim. Sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi.
Ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim.
Teoman aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş sigara içmeye başlayınca beynim
tekrar faaliyete geçmiş. Neyse barıştık ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.
On Dördüncü Gün
Sevgili günlük,
Teoman´la ocakbaşına gittik. İçtiğim sigaraları saymadım. Teoman´ın da dediği gibi, sigaranın
zararlarını bilerek içiyorum, kime ne? Sana da soruyorum günlük, sana ne?
On Beşinci Gün
Sevgili günlük,
Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya
başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir
daha işim olmaz seninle.
-alıntı-
DERS ÇALIŞMAYA NASIL KONSANTRE OLABİLİRSİNİZ?
| DERS ÇALIŞMAYA NASIL KONSANTRE OLABİLİRSİNİZ? | |
|
Bir çok arkadaşınız gibi sizde kendinizi derse vermekte zorlanıyor olabilirsiniz. Zaman geçtikçe ve sınavlar yaklaştıkça gerilim arttığından ders çalışma istediği de artmakta ancak konsantrasyon zayıflamaktadır. Bin bir güçlükle ders çalışmaya başlasanız bile aklınıza âlâkasız düşünceler gelebilmekte zihniniz çok çabuk dağılabilmektedir. Bunun nedeni kendinizi sürekli korkutmanız dolayısıyla da kaygılandırmanızdır. Kendinizi korkutarak ders çalışmaya motive edemezsiniz. Olsa olsa kaygınızı artırmış olursunuz. Sürekli, çalışmazsanız kazanamayacağınızı düşünmek veya birkaç hata yaptığınızda bu gidişle hiçbir yeri kazanamayacağınıza kendinizi inandırmak size bir yarar sağlamaz. Aksine amacınızdan daha da uzaklaştırır. Bunun yerine geriliminizi azaltacak şeylerle ilgilenmeli. Kendinizi hedefinize ve bu hedefe nasıl ulaşabileceğinize odaklamalısınız. Yanı sıra kendinize sizi hedefinize ulaştıracak bir plan yapmalısınız. Aşağıdaki önerilere bu noktada kulak vermeniz işinize yarayabilir. • Amaçlarınızı netleştirin. • Hedefinizi belirleyin. • Bilgi eksiklerinizi tespit edin. • Sizi oyalayacak faaliyetleri biraz erteleyin. • Düzenli ve disiplinli ders çalışma alışkanlığı edinin. • Ders çalışma isteğinin gelmesini beklemeden sorumluluk duygunuzu açığa çıkarın ve kararlılıkla derse sarılın. • Bu sene hedefinize ulaşabileceğinize inanın. Kendinize ulaşabileceğiniz bir hedef seçin. • Ortaya çıkabilecek ani gelişmelere hazırlıklı olun ve planınızı bu değişikliklere göre esnetin. • Ders çalışacağım gibi genel bir amaçla değil. Hangi dersin hangi konusundan ne tür (konu/test/tekrar) bir çalışma yapacağınıza karar vererek açık ve net amaçlarla yola koyulun. • Ne zaman gücünüzü kaybettiğinizi hissederseniz DANTE’nin şu sözünü hatırlayın. “Bin yılda bile bir adım atmış olsaydım şimdiden yola çıkmış olacaktım.” |
![]() |
« Önceki :: Sonraki »
Blogcu ile yapıldı| SANATSAL BLOG YAZARI Her hakkı saklıdır. sanatsal1.blogcu.com/ 'da yer alan tarif, resim, yazı vs. izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.Yayınlanması halinde uyarı ile karşılaşılır.SANATSAL BLOG YAZARI Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. Doktorunuza danışmadan her hangi bir saglık uygulaması yapmayınız. Sitedeki fotoğraflar ve yazılar, internetten ve çeşitli yayınlardan derlenmiştir, sadece gösteri amaçlı olarak sergilenmektedirler, telif hakları, SAHİPLERİNE AİTTİR...
********
******************
*
*
*











