**** ****
Özel Arama
****************** Daisypath Anniversary Years Ticker ****************** * * *




Menü
******

Son Yorumlarım

 <3 Get yours @ violablu.net <3
  • sibel hanımın tepsisi
    sibel hanımın yaptığı tepsi
    istiyorummmmmmmmmm
    mrhaba
    istiyorum
    seni seviyoruuum
    makinaya cooook ihtiyacın var:D
    dikiş makinası istiyorum
    Müjdat Abi
    tiroit hastalığı ve vandayım:(
  • ******
    Son Yazılarım
    Kategorilerim
    Arkadaşlarım
    Bağlantılarım

    küçük kız

    3/10/2009 • Kategori: Edebiyat

    küçük kız

    Adamın biri, bi cumartesi gecesi evine dönüyomuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bi kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış, "Gece yarısı böyle ıssız bir yerde n'apıyosunuz Allah aşkına? Bu saatte otostop mu yapılır?" demiş.Kız, "Uzun hikaye. Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın. Bu iyiliğinizi ömür boyu unutmam" diyerek arka koltuğa oturmuş. Kızın üzerinde cicili bicili, hoş bi elbise varmış. Evinin adresini vermiş.Gerçekten de yakınmış ev. Adam eve vardığında önünde durmuş, "İşte geldik küçük hanım" diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş. Gözlerine inanamamış tabi. Hemen arabasından inip evin kapısını çalmış.Beyaz saçlı, çok yorgun görünen yaşlı bi kadın açmışkapıyı. Adam heyecanla, "Bana inanmayacaksınız ama yoldan küçük bi kız aldım. Bana buranın adresini verdi ama tam geldiğimizde..." Yaşlı kadın adamı susturmuş, "Biliyorum, biliyorum" demiş, "Sonra da ortadan kayboldu di'mi? Bu başımıza ilk defa gelmiyo. Her cumartesi akşamıaynı şey olur..."Meğer kız bi cumartesi gecesi diskodan dönerken trafik kazası geçirmiş ve oracıkta ölmüş. Şimdi her cumartesi gecesi kazada öldüğü yerden otostop yapıp evine gelmek istiyomuş ama bunu bugüne kadar başaramamış. Kadın bunları anlatırken adamın gözü piyanonun üzerindekikızın fotoğrafına ilişmiş. Evet, kız aynı kızmış ve üzerinde de aynı elbise varmış.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

    Kadınca Bir Hayat

    20/7/2009 • Kategori: Edebiyat

    Kadınca Bir Hayat

    "Jane bir bardak su aldı. Boğazı kurumuştu. Delos’ taki beyaz oda ve hala uyumakta olan Eric’ in çıplak bedenini örttüğü beyaz örtü tekrar gözünde canlandı. Gerçekte bu görüntü, flaşsız çekilmiş bir fotoğraftı. Perdeleri kapalı karanlık bir odada, karnı üzerine yatan Eric’ in poposu zar zor seçiliyordu. Resmi düşünmek istemese bile görüntü onun hala içinde ve tenindeydi. Yerinden kalktı, çaydanlığın içine biraz su koydu ve ocağın üzerine gürültülü bir şekilde bıraktı.

    Salonda yürümeye başladı, mutfak masasından aldığı bir kaşıkla sinirli sinirli oynuyordu.

    Biri onu yıllardan beri gözetliyor muydu? Bu her kimse no Josh, ne de Bronzino’ydu. Yaşamı üzerine ayrıntılı bilgiler toplamayı kafasına takmış bir yabancı mıydı? Altı buçuk yıl önce Paris’te Orly Havaalanı’nda kendisine kahve gönderen bu adam mıydı? Sadece Hollywood filmlerinde rastlanabilecek bir deli gerçek yaşamda da var olabilir miydi?

    Aklına bir şey geldi; bir psikiyatriste telefon etmek. Ancak profesyonel biri bu deliliğe tanı koyabilirdi."

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

    Tüh, kitabımı unutuvermişim

    23/6/2009 • Kategori: Edebiyat

    Tüh, kitabımı unutuvermişim

    Tüh, kitabımı unutuvermişimKitap okumayanların en önemli bahanelerinden biri kitabın ‘pahalı’ olmasıdır. Korsan satışların yoğunluğunu göz önüne alırsak ilk anda doğruluk payı varmış gibi görünüyor, ama aslında gayet iyi biliyoruz ki bu son derece bayat bir bahane. Şimdi bir de Book Crossing var, bakalım artık ne bahane bulacaklar?

    Book Crossing dahiyane bir fikrin, buna inanan insanlarla nasıl dahiyane bir uygulamaya dönüşebileceğinin kanıtı adeta. “Kitaplarınızı özgür kılın” sloganlı sitenin amacı, bütün dünyayı kocaman bir kütüphaneye çevirmek. Olay şu, normalde güzel bir kitap okuyorsunuz, sonra onu kitaplığınıza kaldırıp orada unutuyorsunuz, değil mi? Artık öyle olmuyor, hayal dünyanızı maceradan maceraya sürükleyen kitapların bu kez kendileri bir maceraya atılıyorlar. Site üç adımla işliyor: Önce güzel bir kitap okuyorsunuz, sonra siteye üye oluyorsunuz, ardından kitabınızı siteye tanıtıp bir numara alıyorsunuz. İsterseniz kitaba yorum yazabilir, sitenin damgasından satın alıp ilk ve son sayfayı kolay tanınması için damgalayabilirsiniz de. Son adımda da kitabınızı belli bir yerde ‘unutuyorsunuz’. Kitabınızı unuttunuz mu? Hay aksi :) Madem unuttunuz, nerede unuttuğunuzu da siteye yazıyorsunuz, böylece ava çıkmaya hevesli kitap kurtları bıraktığınız notu görebiliyorlar. ‘Unuttuğunuz’ kitabı avlayan kişinin de bunu sizin notunuzun altında belirtmesiyle döngü bir seferlik tamamlanıyor. Elbette kitabın yeni sahibi, kitabı bir güzel okuyup başka bir yerde unutana kadar.

    Tüh, kitabımı unutuvermişimSitede yazılanlara göre şu an aşağı yukarı 80 bin kitap etrafta dolaşmakta. Dünyayı dolaşan kitaplar bile olmuş. Site günde 11 milyon tık alıyor, 34 bin üye kendi aralarında tatlı tatlı yarışıyor hatta. Lori Butler, 200 kitap unuttuğundan dolayı şu an için en dalgın üye sıfatına sahip. Sitenin kurucusu Ron Hornbaker, ilk sayfada yayıncı firmalara bir de not yazmış, bu sitenin kitap satışlarını düşüreceğini değil, bilakis arttıracağını söylüyor, artık birçok insanın kitap alırken iki kopya aldığını, birini saklarken birini de vahşi yaşama saldığını anlatıyor.

    Elbette Türkiye’de henüz çok yayılmamış. Bırakılan tek tük kitap da nereye bırakıldığı bilgisi pek açık yazılmadığından henüz yeni sahiplerini bulamamış gibi görünüyor. Sitenin en aktif Türk kullanıcısının “Çok üşendim, gelip evimden alıverin” demesi işin ruhuna biraz ters gibi görünse de, zamanla Türk kullanıcıların da epey çoğalacağına inancımız tam. En azından İşte Genç sayesinde çoğalacağına eminiz. Biz yarın ilk kitabımızı bırakıyoruz, eh artık sıra sizde.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

    Kiraz kokulu memleketim

    24/4/2009 • Kategori: Edebiyat

    Kiraz kokulu memleketim...
    Ağa bakkalımın toz leblebisi
    Kapı eşşiğinde anamın oyalı sohbetleri
    huzur tüten kerpiç evleri
    Kiraz kokulu memleketim...
    kızların işlemeli mendilleri,
    delikanlıların bitmeyen manileri,
    ivrizin çayı
    çocukluğumun özgür akışı
    at arabasının tıkırtısı
    Yunus Emre parkı hayallerim kadar kocamandı
    çilekli dondurmamın tadı
    elma ağaçları elimi yüzümü yalaradı
    vişne ağaçlarından damlayan kızıllık
    ahşap kapımın gıcırtısı
    bazlaması,sıkmas
    ı
    çocukluğumun vazgeçilmez tınısı
    kiraz kokan memleketim

    Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

    neyzen

    17/4/2009 • Kategori: Edebiyat

    Neyzen Tevfik öleli 56 yıl oluyor.. Neyzen Tevfik.. Bir Ramazan ayında iftara oturuyorlar ailecek. Annesi sıcacık çorbayı getiriyor. Babası diyor Neyzen’e:
    Limon alıver, çorba içilmez limonsuz.
    Neyzen evden çıkıyor iki adet limon almak için. Eve 20 sene sonra dönüyor, parası anca 1 tane limon almaya yetiyor ve 20 sene sonra o 1 limonu babasına uzatıyor yine bir ramazan ayında. “Getirdim baba” diyor.

    Bir anıyla başladık Neyzen’i anlatmaya. Şimdi ilk kitabından devam edelim. Neyzen 1919′da çıkartıyor ilk kitabı olan “Hiç”i. Hiç. Evet bu kadar işte. Neyzen’in hayat amacı hiç olabildiği gün hep olduğunu görmekti. Hayatı boyunca İstanbul Belediyesi’nin bir dönem için bağladığı maaşı saymazsak düzenli bir geliri hiç olmadı. Kafasına esti evden çıktı. Mısır’a gitti. Geçimini çaldığı neye para verenlerden karşıladı. Paraya hiç bağlanmadı. Lafını hiç esirgemedi, II. Abulhamid’e de, diğer paşalara da, hatta yanlışını gördüğünde Atatürk ve partisine bile hicv etti. İdam cezası da aldı, Atatürk’ün rakı sofrasına da davet edildi. Ne cehennemden korktu, ne de cennete sevindi. İkisi için de çalışmadı, sadece içinden geleni yaptı.

    Neyse çok konuştuk, biraz da şiirlerinden bahsedelim. Neyzen’i en iyi anlatan hicivlerinden biri;

    Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
    Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus! dediler…
    Künyeni almak için, partiye ettim telefon,
    “Bizdeki kayda göre, şimdi o meb’us!” dediler…

    O zamanın milletvekillerine bunu yazan Neyzen, şu anda yaşasa ne yazardı acab diye düşünüyor insan.
    Bir de küfürleriyle ünlüdür Neyzen Tevfik. Edebiyatımızda en çok o yakıştırır küfürü diline. Bir de Can Baba vardır tabii de ondan da daha sonra bahsederiz. Neyzen’den bir iki tane yazalım:

    Ben bu dünyanın devr-i devranını, izzet-i nefsini *ikeyim,
    Yansın bu ibneler su veren itfayenin hortumunu *ikeyim,
    Ben deli miyim mecnun gibi bir *m için çöllere düşeyim,
    Verirse verir, vermezse leylayı da *ikeyim

    Deve boylum yürür endamını *ikeyim,
    Ulan ben deli miyim bir *m için çöllere düşeyim?
    Mecnun bir *m uğruna çöllere düşmüş,
    Mecnun’u da *ikeyim, leyla’yı da *ikeyim

    Bir tane de bu var;

    Türk milleti gariptir
    Her lafı kaldırmaz
    İbne dersin kızar da
    Sikersin aldırmaz

     

     

    Ne diyorduk.. Evet; ölüm yıl dönümüydü.. Neyzen bundan 56 yıl önce öldü. Cenazesi Beşiktaş’taki Sinan Paşa Camii’nden kaldırılır. Cenaze namazına gelen insanlar camii avlusuna sığmaz, ana caddeleri, çevredeki kahvehaneleri, hatta yolun karşısındaki Barboros Bulvarını doldururlar.
    Neyzenin cenaze törenine gelen bu kalabılığın içinde profesörlerin, memurların dışında o gün için üstünü başını düzeltmeye çalışmış sarhoşlar, sokak serserileri ve bin bir çeşit insan vardır. Sanırım bu kadar farklı telden kalabalığın toplandığı tek an bu andı.

    Hiçlikten hepliğe gidiş bu olsa gerek.

    Nur içinde yat Neyzen.

    Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

    « Önceki :: Sonraki »

    *******

    Blogcu ile yapıldı| SANATSAL BLOG YAZARI Her hakkı saklıdır. sanatsal1.blogcu.com/ 'da yer alan tarif, resim, yazı vs. izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.Yayınlanması halinde uyarı ile karşılaşılır.SANATSAL BLOG YAZARI Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. Doktorunuza danışmadan her hangi bir saglık uygulaması yapmayınız. Sitedeki fotoğraflar ve yazılar, internetten ve çeşitli yayınlardan derlenmiştir, sadece gösteri amaçlı olarak sergilenmektedirler, telif hakları, SAHİPLERİNE AİTTİR...

    ********
    ***********
    Pazarlama
    Yeni bir ürün alırken en çok hangi kritere önem veriyorsunuz?

    Ürünün Fiyatına
    Hangi ülkenin malı olduğuna
    Marka imajına
    Garanti ve Servis Yaygınlığına
    Yanında verilebilecek hediye ve Promosyona
    "Diğer (eğer bu şıkkı seçmişseniz sizin için önemli olanı yazar mısınız? Tşkler)"
    Taksit ve Ödeme Kolaylıklarına
    O anki indirim durumuna


    Şu Andaki Durum
    ************** ******* Blog Ekle-Site Ekle

    *********** *********** **** ' ¤ۣۜ..¤SANATSAL..¤ۣۜ..¤' BLOGUMA........
    HOŞGELDİNİZ........
    HAYATA........
    DAİMA........
    SANATSAL 1........
    BAKIŞLA........
    YAKLAŞMANIZ........
    DİLEKLERİMLE........
    SİTEMDE YAYINLAMIŞ OLDUĞUM BAZI DOSYALAR ALINTIDIR ÖNEMLE BELİRTİRİM........

    SANATSAL SİTEME YAPACAĞINIZ HERHANGİ BİR SALDIRI İP KONTROLÜNDEN GEÇMEKTEDİR.YAPTIĞINIZ KÖTÜ HAREKETLER SİZLERDEN SORULACAKTIR ******* ******* *********************

    ********************* Ücretsiz Hayvan Almak İsteyenler için
    ********************* GoldenBlog.net Akıllı Örümcek *** Cursor Codes *** Backgrounds From FreeGlitters.Com *** ******
    Kitaro - Caravansary
    Found at bee mp3 search engine
    ***********

    Ofis Paintball

    Kaleni Koru

    Mevyeli Flipflop
    ************ XImageTransform.Microsoft.Pixelate(MaxSquare=10) /> XImageTransform.Microsoft.Pixelate(MaxSquare=10) />

    cep telefonu ******

    ******

    Kevgir